| Bilim Adamlarımız (Türk Milletinin Yetiştirdiği Bilim Adamları) |
| (1/2) > >> |
|
MuratbanK: Bilim Adamlarımız (Türk Milletinin Yetiştirdiği Bilim Adamları) -------------------------------------------------------------------------------- Bilim Adamlarımız Türk Milletinin Yetiştirdiği Bilim Adamları Mahmut Gazi Yaşargil Türkiye´deki tıp eğitiminin ardından, İsviçre´nin Basel kenrine Mastırını yaptı ve aynı yerde nöroşirurji uzmanlığını aldı. 1969’da Krayenbühl, “nöroşirurjide mikroşirurji tekniklerinin rolü” nün altını çizerek cerrahinin her zaman bir sanat olmasını gerektiğini kabul etmekle birlikde gelişmesi ve hayatiyetini devam ettirebilmesi için bilimdeki keşif ve icatlarla birlikde mevcut metodların maksimum uygulanabilirliğine de dayandığını vurguladı. Bu nedenle O, yardımcısı, Gazi Yaşargil’i 1965’de, o zamana kadar sadece periferik sinir cerrahisi ile vasküler cerrahide kullanılagelen mikroşirurjikal teknikleri öğrenmesi için ABD’ye gönderdi. Yaşargil, serebral arterlerin rekonstrüksiyonu amacıyla mikroteknikleri öğrenmekle kalmadı aynı zamanda da bu teknikleri geliştirdi. 1960’da Jacobson ilk kez 2 mm’lik arteriyel anoztomozda yüksek açıklık oranlarının olabileceğini göstermişti. Yaşargil, modern aletlerle, Jacobson'un tekniklerini, konvansiyonel ekstrakranial vasküler işlemler için uygun aday olamayan tıkayıcı serebrovasküler hastalıklı hastalara uygulayabilmek amacıyla hayvan modellerinde bir yöntem üzerinde çalışmaya başladı. Yeni yöntem ilk kez bir hastaya 1967 yılı Ekim ayında, beynin yüzeyinde orta serebral artere ait bir kortikal damarı superior temporal artere mikroşirurji teknikleri ile anoztomoz edilmesi suretiyle uygulandı. Kolleteral sirkülasyonu arttırmak amacıyla superior temporal arterin ya da oksipital arterin orta serebral arterin bir dalına mikrovasküler anoztomozu olarak bilinen Yasargil-Donaghy ameliyatı bugün artık yaygın bir şekilde kabul edilmektedir. Yaşargil gelişmekte olan ekstrakranial-intrakranial anastomozları kapsayan rekonstruktif nörovasküler işlemleri içeren mikronöroşirurji alanını gözlemledi. Daha sonra vasküler lezyonlar, anevrizmalar, arteriovenöz malformasyonlar, beyin tumörleri, ve nöroşirurjinin geri kalan sahalarında çalışmalar yaptı. Leonard I. Malis tarafından bipolar koagülasyonun bulunup geliştirilmesi, “counterbalanced” destekli cerrahi mikroskopun kullanılmaya başlanması ve Yaşargil tarafından pek çok mikrocerrahi aletin tasarımlanması ya da yeniden tasarımın yapılması sonucu mikrocerrahi nöroşirurjide yaygın bir şekilde uygulanmaya başlanmıştır. Bu katkılarından dolayı Yasargil, Amsterdam’da 1997’de XI. Uluslararası Nöroşirurji Kongresi esnasında “The World Federation of Neurosurgical Societies”in onur madalyasını almıştır. 1969’a kadar Zürih’te , temporal lobe epilepsisinde (TLE) temporal lobun 2/3 anterior kısmı rezeke edilirdi. Hastaya pnömoensefalografi, ventrikülografi, karotid arteriografi ve intraoperatif electrokortikografi (ECoG) yapılırdı. 1970’lerden itibaren, SEEG (Talairach'in stereoelektroensefalografi) rutin olarak kullanılmaya başlandı. 1973’de, TLEde, özellikle temporal lobun mediobazal yapılarından kaynaklanan nöbetlerde mikrocerrahi teknik kullanılarak selektif amigdalo-parahippocampektomi yapılıp yapılamayacağı sorusu gündeme geldi. Mamafi Misericórdia of Rio de Janeiro’da Santa Casa’dan, Paulo Niemeyer, Bethesda, Maryland’de, 1958’de 2. Uluslararası Kollogyum’da 19 hastalık bir deneyimi sundu. Niemeyer, transventriküler yaklaşımla temporal lobun mediobazal yapılarını çıkarmıştı. Bu “transventricular amigdalo-hippokampektomi” olarak isimlendirildi. Bir sure sonra Yasargil, temporal lobun mediobasal yapılarında yerleşmiş tumör ve vasküler malformasyonların mikroşirurjikal yöntemlerle çıkarılması ile uğraşırken, lobektomi yapmaya gereksinim duymadan çıkarabileceğini keşfetti. Yaşargil yine mediobazal temporal lezyonların fokal rezeksiyonunda, amyidala ve parahippokampal girusun da rezeke edilmesiyle birlike, epilepsinin düzeldiğini farketti. Böylece Yaşargil epilepsi cerrahisine de büyük katkılar sağlamış oldu. Nöroşirurjide mikroşirurjikal yaklaşımlar gereksiz görülür ve pratik bulunmazdı. Yenilikçi, yaratıcı, öğretmen ve bir otör olarak hayatını nöroşirurjiye atayan bir insan olan M. Gazi Yasargil ve yarattığı teknikleri bugün nöroşirurjinin minimum standartları olmuştur. Yüzen mikroskobu (the floating microscope ), Leyla ekartörü (self-retaining adjustable retractor) ve ergonomik anevrizma klipleri, bu sahada bir devrim yaratmıştır. 1999’da Beyin Cerrahlarını Kongre Dergisi (The Official Journal of the Congress of Neurological Surgeons) “Neurosurgery” Dr. Yasargil’i “Nöroşirüji´de Asrın İnsanı” (Man of the Century in Neurosurgery) şeçmiştir. İsviçre Basel Üniversitesinden başlayan eğitimi ve Zürih Üniversite Hastanesi’nde bölüm başkanı olarak 20 yılı aşkın çalışmayı takiben bugün Arkansas Üniversitesi Tıp Fakültesindeki halihazırdaki pozisyonuna kadar Dr. Yaşargil'in nöroşirurjiye katkıları dramatik olarak uygulanan her işlemi değiştirmiştir. |
|
MuratbanK: Erol Çerasi Erol Çerasi İsrail'in Hebrew Üniversitesi Hadassah Tıp Fakültesinde görevli Türk bilim adamı. Çerasi, pankreas adacık beta-hücresinin hormonu insülinin bireşiminin ve salgılanmasının mekanizmaları ve bu mekanizmalardaki bozuklukların tıp-2 diyabetin gelişmesine katkıları konularındakı uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları nedeniyle bilimsel alanda Türkiye’nin en prestijli ödülü olarak nitelendirilen Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) ‘2006 Yılı Bilim, Hizmet, Teşvik ve TÜBİTAK-TWAS (Üçüncü Dünya Bilimler Akademisi) Ödülleri’nin (Tübitak Bilim Ödülleri) Sağlık Bilimleri alanında layik görüldü. |
|
MuratbanK: Ahmet Uçar 1965 Ağrı doğumlu olan Ahmet UÇAR lisans öğrenimini 1987 yılında Fırat Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde tamamladıktan sonra yine aynı bölümde yüksek lisans yaptı. Doktora eğitimini 1998'de Coventry University - University College London-UK'da bitiren UÇAR, 2004 yılında da Doçent unvanını almaya hak kazandı. Şu an Fırat Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. 2002 yılında Chaos sistemi üzerine çalışmaları sonucunda geliştirdiği modele kendi ismi verilmiştir. Ucar Modeli olarak bilinen bu model, özellikle askeri haberleşme ve internet bankacılığı gibi başkaları tarafından ele geçirilmesi tehlikeli olabilecek veri alışverişinin gerektiği yerlerde ve daha birçok alanda kullanılmaktadır. |
|
MuratbanK: Prof. Dr. Selçuk Abaç 1946 yılında dünyaya geldi. İstanbul Teknik Üniversitesi'ne 1971 yılında asistan olarak giren Abaç, 1976 yılında "Bankacılık Sistemlerinde Mevduat ve Türkiye'deki Uygulama" teziyle Türkiye'de bankacılık alanındaki ilk doktora çalışmasını yaptı. 1977 yılında Brüksel'de Avrupa Topluluğu misyonunda "A.T. Ülkelerinde İzlenen Para Politikalarının Uyumlaştırılması" konusunda çalışan Abaç, 1978-1980 yıllarında İsviçre`de Lozan Üniversitesi'nde Avrupa Konseyi'nin bursu ile doçentlik tezini hazırladı ve 1980 yılında "Para Teorisinde Faiz Oranları ve Türkiye'deki Uygulama" konulu doçentlik tezi ile İş Bankası`nın Ekonomi Büyük Ödülü`nü kazandı. Merkez Bankası'nda 1985 yılında "Bankalar Gözetim ve Erken Uyarı Sistemi"nin kurulması projesinde Üniversite Grubu Başkanı olarak çalışan Abaç, 1987'de Marmara Üniversitesi'nde profesör oldu. Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü'nü kurup yöneten Abaç, 1987-1989 yıllarında Devlet Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı`nda Bakan Özel Danışmanı olarak çalıştı. Selçuk Abaç, kardeşi Dr. Sadun Abaç ile birlikte bankacılık ve rating alanlarında çeşitli yayın, danışmanlık ve proje hizmetleri sunan IBAR Uluslararası Bankacılık ve Danışmanlık A.Ş.'yi kurdu. Ocak 1995'de Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı'na atanan Abaç, Şubat 1998`da görev süresini tamamladı. IFC ve DCR ile 1998'de Türkiye`nin ilk rating şirketini kuran Abaç, vefatına kadar IBAR'ın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. IBAR Grubu çalışanları, yaşamını Türkiye ekonomisi, bankacılığın ve sanayinin gelişmesine adayan, bu uğurda devlet projelerinin gerçekleşmesinde en üs düzeyde görevlerde bulunan, ülkeye yeni eğitim kurumları getiren, sayısız bankacı ve iktisatçı yetiştiren Başkanları Abaç'ın açtığı yolda yürümeye devam edeceklerini bildirdiler. |
|
MuratbanK: Ord. Prof. Sedat Alp Sedat Alp 1913 yılında Selânik civarında Karaferye'de doğdu. İlkokulu Akhisar'da bitirdi. Lise öğrenimini İstanbul'da yaptı. 1932 yılında Atatürk'ün açtırdığı bir yarışma imtihanını kazanarak devlet tarafından yurt dışına öğrenime gönderildi. Almanya'da Leipzig ve Berlin Üniversitelerinde Eski Çağ Tarihi, Hititoloji, Eski Anadolu Dilleri ve Kültürleri, Sumeroloji ve Akadistik ve Arkeoloji öğrenimi yaptı. 1940 yılında doktora imtihanını vererek yurda döndü. 1941 yılında Ankara'da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Hititoloji asistanlığına, aynı yılda Doçentlik imtihanını vererek Hititoloji Doçentliğine tayin edildi. 1941-1944 yıllarında üç buçuk yıl süre ile askerlik hizmeti yaptıktan sonra Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde Hititoloji Doçenti olarak yeniden göreve başladı. 1949 yılında Hititoloji Profesörlüğüne, 1959 yılında Hititoloji Ord. Profesörlüğüne seçildi. 1956-58 yıllarında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin Dekanlığını yaptı. 1953 yılında Federal Almanya'da Münster Üniversitesinde misafir Profesör olarak ders verdi. 1959 yılında Londra'da Victoria and Albert Museum'da konferans verdi. 1967 yılında Roma'da toplanan Uluslararası Mikenoloji kongresine şeref konuğu olarak katıldı. 1969 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsünün davetlisi olarak Berlin Üniversitesinde, 1975, 1977-78 yıllarında yine Berlin, Hamburg, Bochum, Giessen, Würzburg, Bonn ve Tübingen Üniversitelerinde konferanslar verdi. 1977 yılında Japan Foundation ve Waseda Üniversitesinin davetlisi olarak Tokyo'da konferans verdi. Münih Üniversitesinde 1979 yılında misafir Profesör olarak ders verdi ve aynı yıl Çekoslovakya'da Prag Üniversitesine, İsviçre'de Bern ve Zürich Üniversitelerine, 1980 yılında Paris'te Collège de France'a ve İtalya'da Pavia Üniversitesine davet edilerek konferanslar verdi. İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsünde davetli olarak bir kaç kez konferans verdi. 1958/1959'da bir yıl süre ile Londra'da, yine 1959'da üç ay süre ile Paris'te, 1969'da bir yıl süre ile Berlin'de, 1978'de iki ay süre ile Federal Almanya'da Marburg'ta davetli olarak, 1981/82'de dört ay süre ile Mainz'ta Bilimler Akademisinin davetlisi olarak araştırma yaptı. Sedat Alp, Türk Tarih Kurumu üyeliğine 1946 yılında seçildi. Türk Tarih Kurumu'nda Asbaşkanı ya da Genelsekreter olarak uzun yıllar görev yaptı. Genel sekreter olarak 7., 8. ve 9. Türk Tarih Kongrelerini organize etti. Sunduğu bildirilerle Kongrelerin bilimsel çalışmalarına katıldı. 1982 yılında Türk Tarih Kurumu Başkanlığı'na seçildi. Sedat Alp, yurt içinde ve yurt dışında bir çok bilim kuruluşunun üyesidir. 1953 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsünün muhabir üyeliğine, 1956 yılında aynı Enstitünün aslî üyeliğine ve 1979 yılında Mainz Bilimler Akademisi üyeliğine seçildi. Sedat Alp Mainz Bilimler Akademisine seçilen iki Türk bilim adamından biridir. Sedat Alp, Uluslararası Akademiler Birliği toplantılarında Türk Tarih Kurumu'nu iki kez temsil etti. 1957 yılında İtalyan Cumhurbaşkanının nişanı ile, 1972 yılında Federal Almanya Cumhurbaşkanının en yüksek liyakat nişanı ile onurlandırıldı. Sedat Alp, yurt içinde ve dışında Avrupa'da ve Amerika'da bir çok Kongrelere orijinal bildiriler sunarak katıldı. Sedat Alp'in yurt içinde ve yurt dışında Türkçe, Almanca, İngilizce ve Fransızca dillerinde bir çok araştırması yayınlanmıştır. Sedat Alp ilk Türk Hititoloğu'dur ve Hititoloji'nin çeşitli dallarında uluslararası literatürde kabul edilmiş ve site edilmiş bir çok keşif ve buluşları vardır. Eser ve makaleleri yüzlerce kez site edilmiştir. Sedat Alp'in en önemli keşifleri arasında Boğazköy'den sonra en çok çivi yazılı tablet bulunan Maşat-Höyük'ün metinlerdeki adının Tapika olduğunun saptanması bulunmaktadır. Bu husus Prof. Dr. Wolfgang Röllig'in Die Welt des Orients mecmuasının 10. cildinin (1979) 92. sahifesinde yayınlanan aşağıdaki satırları ile de teyid edilmiştir: Richtigstellung zu "Réportoire Géographique des Textes Cuneiformes" Bd. 6, 402. In RGTC6 "Die Orts-und Gewässernamen der hethitischen Texte" ist auf S. 402 die Identifizierung von Tapika mit Maşat Hüyük aufgeführt. Diese Bestimmung der Ortslage stammt nicht von G.F. del Monte, sondern geht auf Prof. Dr. Sedat Alp, Ankara, zurück, der sie anlässlich eines Vortrages im Februar 1978 in Tübingen begründete. Sie ist inzwischen auch mit Belegen publiziert: Sedat Alp, Maşat-Höyük'te keşfedilen hitit tabletlerinin ışığı altında yukarı Yeşil Irmak bölgesinin coğrafyası hakkında. Belleten XLI, Nr. 164 (1977) 637ff. und: Sedat Alp, Remarques sur la géographie de la région du haut Yeşil-Irmak d'après les tablettes hittites de Maşat-Höyük. Florilegium Anatolicum. Mélanges offerts à Emmanuel Laroche (1979) 29ff. Der Herausgeber, der allein die kurz vor dem Druck erfolgte Einsetzung der Identifizierung zu verantworten hat, weist mit Nachdruck aufdiese Urheberschaft hin. Wolfgang Röllig YAYINLANMIŞ ESER VE MAKALELERİUntersuchungen zu den Beamtennamen im Hethitischen Festzeremoniell, Leipzig 1940. Kumarbi Efsanesi (Almanca'dan Tercüme), T.T.K. Yayınları: Dizi-VII, No: 11. Ankara 1945. Hitit Kanunları Hakkında, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi Cilt 5, Sayı 5, 1947, s. 465-482. Şırzı'da bulunan Hitit Hiyeroglif kitabesi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi V 2, 1947, s.147-151. (Prof. H.G. Güterbock ile birlikte) The Hittite Hieroglyphic Inscription of Şırzı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi V 2, 1947, s. 153-158. (Prof. H.G. Güterbock ile birlikte) 6) Hitit Kıralı IV. (?) Tuthaliya'nın Askerî Fermanı, Belleten XI, sayı 43, 1947, s.383-414. Military Instructions of the Hittite King Tuthaliya IV (?). Belleten XI, sayı 43, 1947 s. 403-414. La désignation du Lituus eiı Hittite, Journal of Cuneiform Studies, I, 1947, s.164-175. Hitit Metinlerinde GIŠkalmuš "Lituus" ve HUB.BI "küpe", Belleten XII, Sayı 46, 1948, s. 301-319. GIS kalmuš"Lituus" and HUB. BI "Earring in the Hittite Textes, Belleten XII, sayı 46, 1948, s. 320-324. Sosyal sınıf NAM.RA'lar ve Ideogram'ın Hititçe Karşılığı. Belleten XIII, sayı 50, 1949, s.245-270. Die Soziale Klasse der NAM.RA-Leute und ihre hethitische Bezeichnung, Jahrbuch für Kleinasiatische Forschung I, 1950-51, s.113-135. Bemerkungen zu den Hieroglypen des Hethitischen Monuments von Imamkulu, Symbolae Hrozny I, Archiv Orientalni XVIII, 1950, s. 1-8. Hitit hiyeroglif mühür ve kitabelerindeki bazı şahıs adlarının okunuşları hakkında, Ankara 1950. Zur Lesung von manchen Personnennamen auf den hieroglyphenhethitischen Siegeln und Inschriften. Ankara 1950. Hitit Devletinin İç bünyesi, IV. Türk Tarih Kongresi, Ankara 1952, s.38-45. Hititler Hakkında yeni bir kitap münasebetiyle, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi X, 1952, s. 241-248. On the Occasion of a new book concerning the Hittites. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi X, 1952, s.249-256. The N (N)-formations in the Hittite Language, Belleten 18, sayı 72, 1954, s.449-467. Die Lage von Šamuha, Anatolia (Anadolu) I, 1956, s. 77-80. Zu den Körperteilnamen im Hethitischen, Anatolia (Anadolu) II, 1957 s.1-48 Amasya civarında Zara Bucağında bulunan Hitit heykeli ile diğer Hitit eserleri, Anatolia (Anadolu) VI, 1961/1962, s. 191-216. Eine hethitische Bronzestatuette und andere Funde aus Zara bei Amasya, Anatolia (Anadolu) VI, 1961/1962, s. 217-243. Kaniš=Aniša = Niša, Erken Hitit Çağının bir Başkenti, Belleten 27, sayı 107, 1963, s. 366-376. Kaniš =Aniša = Niša Eine Hauptstadt der frühhethitischen Periode, Belleten 27, sayı 107, 1963, s. 376-386. Eski Anadolu yazısının Menşeleri, Atatürk Konferansları. Ankara 1964, s. 57-70. Güney-Batı Anadolu'da Bulunan Erken Bronz Çağına Ait Mermer İdol'lar, Belleten 29, Sayı 113, 1965, s. 3-8. Frühbronzezeitliche Marmoridole aus Südwestanatolien, Belleten 29, Sayı 113, 1965, s.9-14. "Anadolu'da" bulunan M.Ö. İkinci Bin Yılına ait altından bir yüz maskesi, Belleten 29, sayı 113, 1965, s. 15-18. Eine goldene Gesichtmaske vom zweiten Vorchristlichen Jahrtausend aus "Anatolien", Belleten 29, Sayı 113, 1965, s. 19-23. Libasyon Kapları "Gaga Ağızlı Desti" ile "Kol Biçimli Alet ve Hitit Metinlerindeki Karşılıkları, Belleten 31, Sayı 124, 1967, s. 5I3-530. Die Libationsgefässe "Schnabelkanne" und "Armförmiges Gerât" und Ihre Hethitischen Bezeichnungen, Belleten 31, Sayı 124, 1967, s. 531-549. Zylinder-und Stempelsiegel aus Karahöyük bei Konya, Ankara 1968. T.T.K. Yayınları: Dizi-V, No. 26, XVI + 310 s. 276 Abbildungen im Texte, 254 Tafeln. Ein hethitisches Stempelsiegel aus der Umgebung von Afyonkarahisar und ein Knopfsiegel aus Yazırhöyük bei Nevşehir, Festschrift P. Meriggi, 1970, s. 1-6. Konya Civarında Karahöyük'te bulunan Silindir ve Damga Mühürleri 1972, T.T.K. Yayınları: Dizi, V, no. 31 XVI + 296 s. metin içinde 276 desen, dışında 254 levha. Hitit Hiyeroglif yazısında şimdiye kadar anlamı bilinmeyen bir ünvan, VII. Türk Tarih Kongresi I. Cilt, 1972, s.98-102. Eine weitere Hieroglypheninschrift aus Emirgazi und ein Rollsiegel mit Hieroglyphenlegenden aus dem Gebiet von Adıyaman, südöstlich von Malatya, Festschrift Heinrich Otten, 1973 s. 11-15, 1975. Ištar auf dem Karahöyük, Mansel'e Armağan, 1974, s.703-707. Eine neue hieroglyphenhethitische Inschrift der Gruppe Kızıldağ-Karadağ aus der Nähe von Aksaray und die früher publizierten Inschriften derselben Gruppe, Anatolian Studies Presented to Hans Gustav Güterbock on the Occasion of his 65th Birthday, 1974, s. 17-27. Eski Önasya'da Siyasal İlişkilerden Bölümler, Cumhuriyetin 50. Yıldönümü Anma Kitabı. S. 425-436, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yayın No. 239, 1974. Die Hethiter in Anatolien, Das Parlament 1976, Türkiye Özel Sayısı. Maşat Höyük'te keşfedilen Hitit Tabletlerinin Işığı altında Yukarı Yeşil Irmak bölgesinin Coğrafyası Hakkında, Belleten 41, sayı 164, 1977. s. 637-647. Hitit Kenti Hanhana'nın Yeri, Belleten 4I, sayı I64, 1977, s. 649-652. Remarques sur la géographie de la région du Haut-Yeşilırmak d'après les tablettes hittites de Maşat-Höyük, Florilegium Anatolicum, Mélanges offerts à Emmanuel Laroche, Paris, 1979 s.29-35. Die Lage der Kultstadt Hanhana, Festschrift Elmar Edel, Bamberg 1979, s. 13-16. Hitit Dilinde "Saray" sözünün karşılığı, Belleten 43, sayı 170, 1979, s. 273-280. Das hethitische Wort für "Palast", Studia Mediterranea I, Piero Meriggi dicata I, 1979, s. 17-25. Maşat Höyük'te keşfedilen çivi yazılı Hitit Tabletleri, VIII. Türk Tarih Kongresi I. cilt, 1979, s. 165-196. Die hethitischen Tontafelentdeckungen auf dem Maşat-Höyük, Belleten 44, sayı 173, 1980, s. 254-59. Eski Anadolu'da yazı, Harf Devriminin 50. Yılı Sempozyumu s. 19-22, Türk Tarih Kurumu Yayınları XVI. Dizi, sayı 4I, 1981. Hititlerin dinsel törenlerinde kullanılan temizlik maddesi tuhhueššar üzerinde bir inceleme, Belleten 46, sayı 182, s. 247-254. Beiträge zur Erforschung des hethitischen Tempels, Kultanlagen im Lichte der Keilschrifttexte, Ankara 1983. T.T.K. Yayınları: Dizi - VI, No. 23 XXXIV + 382 s., metin dışı 1-13 fotoğraf ve desen. Zum Wesen der kultischen Reinigungssubstanz tuhhueššar, Festschrift A. Kammenhuber. Die Lage der hethitischen Kultstadt Karahna, Festschrift Kurt Bittel Tanıtma ve Eleştirileri: H. Bozkurt - M. Çığ - H.G. Güterbock, İstanbul Arkeoloji Müzelerinde Boğazköy Tabletlerinden Seçme Metinler, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi II, Sayı 5, 1944, s. 789-794. E. Neufeld, The Hittite Laws, Journal of Cuneiform Studies VI, 1952, s.93-98. B. Rosenkranz, Beiträge zur Erforschung des Luwischen, Bibliotheca Orientalis XI, 1954, s.208-209. Th. Beran, Die hethitische Glyptik von Boğazköy I, Orientalistische Literaturzeitung 66, 1971, s. 362-364. |
| Navigasyon |
| Mesajlar |
| Sonraki Sayfa |