Uzm. Dr. Ümit Hazar (Bel - Boyun Fıtığı)
(1/1)
MuratbanK:
Eşim Sena yaklaşık 6 aydır belindeki ağrıdan şikayetçiydi. İlk etapta Fatsa'da Sağlık Ocağına gittik, iğne ve ilaç verdiler geçmedi. Ardından Devlet Hastanesine gittik, bel fıtığı teşhisi koydular ve ilaç verdiler geçmedi; fizik tedavi verdiler geçmedi. Normalde 6 aydan önce ikinci fizik tedavi verilmemesi gerekirken 20 gün sonra ikinci fizik tedaviyi verdiler ve Sena'nın bel ağrıları arttı, sağ bacağı kilitlendi ve adeta elimizde kaldı. Acile götürdük, iğne yaptılar biraz düzeldi. Devlet Hastanesinde beyinsiz beyinci doktoruna gittik adam 2 tane ilaç verdi ve meğerse bu ilaçlar birbirine ters tepen ilaçlarmış ve doğal olarak Sena bir kez daha kilitlendi kaldı. Daha önce aylarca internetten araştırdığımız halde ne Fatsa'da ne Ordu'da ne de Samsun'da bir türlü bu işte uzman birini bulamadık. Artık biraz toparlayıp İstanbul'a gidecek hale gelsin de ordaki doktorlara gönderelim dedik ama internetten yaptığımız araştırmalar neticesinde İstanbul'da da Sena'nınki gibi bir durumda kesin çözüm sağlanmış herhangi bir yorum bulamadık. İşin en kötüsü ise hangi doktora, aslında doktor değil kasaba gidersek gidelim MR a şöyle bir bakıp tek söyledikleri: "AMELİYAT". Oysa 26 yaşında ne ameliyatıymış diyen yok ve bel fıtığı ameliyatla çözümlencek iş değil çünkü insanda 5 solda 5 de sağda 10 tane fıtık vardır ve bunların birisini alırsan hem diğer 9 u daha sonra fıtık olabilir hem de 10 tanenin yükü 9 taneye biner bunu biz biliyoruz da bu ameliyat başı para pul kazanma derdinde olan kasap doktorlar bilmiyor mu acaba? Her neyse geçen pazartesi internette araştırmalara devam ederken şaşkaza bel ve boyun fıtıklarında uzman daha önce GATA'da çalışmış sonrasında yurtdışında bel ve boyun fıtığı üzerine 1 yıl özel eğitim almış olan bir doktorun revir.com da soru soran hastalara uzun cevaplar verdiğini gördük. Bu doktor kesin İstanbul'dadır dur bir randevu alalım diye kendi internet sitesine girip bir de baktım ki iyi olacak hastanın ayağına doktor gelirmiş misali şehirlerarası telefon kodu 0 452 yani ORDU. Tabi hemen aradık ve cumartesiye randevu aldık. En son 17 Aralık 2010 Cuma günü Sena bir kez daha kilitlendi ve ben okuldan acilen mazeret iznimi alıp bir de araba kiralayarak cumartesi günkü randevumuzu cuma gününe aldık acilen ve hemen yola çıktık. Sağ olsun hastanede hemşire olan adı Şeker kendi şeker karşı komşumuz da Sena'nın bu durumu doğrultusunda iğnelerini yapmıştı 1 hafta boyunca ve cuma günü de ağrı kesici bir iğne yapmıştı ki yola çıkabilecek kadar ağrısı azalsın Sena'nın. Vesselam Ordu'ya gittik, doktorun muayenehanesine girdik ve doktor, Sena'yı bir inceledi bir inceledi dedim ki bu incelemenin üstüne iyileşecek bir tedavi bulmaması mümkün değil. Zaten hemen buldu da tedavisini ve lazer tedavisi dedi. Tabi biz şüpheye de düşmedik değil çünkü devir kötüydü ama internetten yaptığımız araştırmalar bu doktorun harika olduğunu söylüyordu ve güvendik doktora. Sadece Sena'nın belinden yaptığı ve fıtığı eritmeye yardımcı asit bazlı bir iğneyi olduktan sonra zaten iyileşmemek imkansızdır buna değinerek lafı uzatmaya gerek yok diyorum ve Sena'nın bugünle beraber son seansına gireceği lazer tedavisinin hem ücretinin hiç de sanıldığı gibi pahalı olmadığını (ücret hakkında isteyen bana siteden özel mesaj atabilir) ve Sena'ya çok iyi geldiğini belirterek hikayemizi burda sonlandırıyorum.
UZM. DR. ÜMİT HAZAR'a burdan sonsuz saygı ve teşekkürlerimizi iletiyor kendisine başarılar diliyorum.
Doktorumuzun internet sitesi:
www.umithazar.com
MuratbanK:
linkinde doktora yazdığım teşekkür mesajı ve verdiği cevap:
Soru Bilgileri
Soru No : 4296
Kullanıcı : Gizli
Tarih : 20 Aralık 2010 13:16:11
Durum : Cevaplandı
Hikayemiz, Tedavi ve Teşekkür
SORU:
Merhaba Sayın Hocam
Eşim Sena yaklaşık 6 aydır belindeki ağrıdan şikayetçiydi. İlk etapta Fatsa da Sağlık Ocağına gittik, iğne ve ilaç verdiler geçmedi. Ardından Devlet Hastanesine gittik, bel fıtığı teşhisi koydular ve ilaç verdiler geçmedi; fizik tedavi verdiler geçmedi. Normalde 6 aydan önce ikinci fizik tedavi verilmemesi gerekirken 20 gün sonra ikinci fizik tedaviyi verdiler ve Sena nın bel ağrıları arttı, sağ bacağı kilitlendi ve adeta elimizde kaldı. Acile götürdük, iğne yaptılar biraz düzeldi. Devlet Hastanesinde beyinsiz beyinci doktoruna gittik adam 2 tane ilaç verdi ve meğerse bu ilaçlar sizin söylediğiniz üzere birbirine ters tepen ilaçlarmış ve doğal olarak Sena bir kez daha kilitlendi kaldı. Daha önce aylarca internetten araştırdığımız halde ne Fatsa da ne Ordu da ne de Samsun da bir türlü bu işte uzman birini bulamadık. Artık biraz toparlayıp İstanbul a gidecek hale gelsin de ordaki doktorlara gönderelim dedik ama internetten yaptığımız araştırmalar neticesinde İstanbul da da Sena nınki gibi bir durumda kesin çözüm sağlanmış herhangi bir yorum bulamadık. İşin en kötüsü ise hangi doktora, aslında doktor değil sizin tabirinizle kasaba gidersek gidelim MR a şöyle bir bakıp tek söyledikleri: "AMELİYAT". Oysa 26 yaşında ne ameliyatıymış diyen yok ve bel fıtığı ameliyatla çözümlencek iş değil çünkü sizin bilgileriniz doğrultusunda insanda 5 solda 5 de sağda 10 tane fıtık vardır ve bunların birisini alırsan hem diğer 9 u daha sonra fıtık olabilir hem de 10 tanenin yükü 9 taneye biner bunu biz biliyoruz da bu ameliyat başı para pul kazanma derdinde olan kasap doktorlar bilmiyor mu acaba? Her neyse geçen pazartesi internette araştırmalara devam ederken şaşkaza bel ve boyun fıtıklarında uzman daha önce GATA da çalışmış sonrasında yurtdışında bel ve boyun fıtığı üzerine 1 yıl özel eğitim almış olan bir doktorun yani sizin revir.com da soru soran hastalara uzun cevaplar verdiğinizi gördük. Bu doktor kesin İstanbul dadır dur bir randevu alalım diye kendi internet sitesine girip bir de baktım ki iyi olacak hastanın ayağına doktor gelirmiş misali şehirlerarası telefon kodu 0 452 yani ORDU. Tabi hemen aradık ve cumartesiye randevu aldık. En son 17 Aralık 2010 Cuma günü Sena bir kez daha kilitlendi ve ben okuldan acilen mazeret iznimi alıp bir de araba kiralayarak cumartesi günkü randevumuzu cuma gününe aldık acilen ve hemen yola çıktık. Sağ olsun hastanede hemşire olan adı Şeker kendi şeker karşı komşumuz da Sena nın bu durumu doğrultusunda iğnelerini yapmıştı 1 hafta boyunca ve cuma günü de ağrı kesici bir iğne yapmıştı ki yola çıkabilecek kadar ağrısı azalsın Sena nın. Vesselam Ordu ya gittik, doktorun muayenehanesine girdik ve doktor, Sena yı bir inceledi bir inceledi dedim ki bu incelemenin üstüne iyileşecek bir tedavi bulmaması mümkün değil. Zaten hemen buldu da tedavisini ve lazer tedavisi dedi. Tabi biz şüpheye de düşmedik değil çünkü devir kötüydü ama internetten yaptığımız araştırmalar bu doktorun harika olduğunu söylüyordu ve güvendik doktora. Sadece Sena nın belinden yaptığı ve fıtığı eritmeye yardımcı asit bazlı bir iğneyi olduktan sonra zaten iyileşmemek imkansızdır buna değinerek lafı uazatmaya gerek yok diyorum ve Sena nın bugünle beraber son seansına gireceği lazer tedavisinin hem ücretinin hiç de sanıldığı gibi pahalı olmadığını ve Sena ya çok iyi geldiğini belirterek hikayemizi burda sonlandırıyorum.
UZM. DR. ÜMİT HAZAR a burdan sonsuz saygı ve teşekkürlerimizi iletiyor kendisine başarılar diliyorum.
CEVABI:
Ayrıca sayın hocam spinabifidaturkey.com sitesi sahibi size bizim durumumuzdan ötürü teşekkür mesajı yazan Hasan Ertürk ağbimin de fikri üzerine kendi internet sitem olan (adı sakın sizi korkutmasın adı ile içeriği çok farklıdır)
www.hackbank.gen.tr
adlı sitemizde sizin sitenizi dost siteler bölümüze koymuş bulunmaktayım.
Soru Cevabı
Çok teşekkür ederim..
bu şekildeki yapıcı düşünceniz için yürekten teşekkürlerimi iletmek istiyorum..
Eşinizin şifa bulduğuna da çok sevindim.
Ayrıca eşiniz için tavsiyede bulunduğum ve onun dikkat etmesi gereken hususlara da uyulmasını bir kez daha hatırlatayım.
Zira eşinizin bel kasları zayıf olduğu için , çocuk kaldırma - ters bir hareket yapma gibi eylemler , başka bir yerden farklı bir bel fıtığının çıkmasına sebeb olabilir.
"Bakarsanız bağ olur , bakmazsanız dağ olur." atasözünden hareketle çok sağlıklı olsak dahi ; hepimiz kendi sağlığımızı korumalıyız..Sağlığımızı riske atacak her türlü ters hareketlerden uzak durmalıyız.
Nitekim profesyonel milli sporcuların bile , kendi sağlıklarına dikkat etmedikleri zaman ; başta boyun-bel fıtığı olmak üzere her türlü sağlık sorunlarıyla karşılaştıklarını görüyoruz , duyuyoruz.
Özetle sadece tedavi olmak değil , koruyucu sağlık önlemlerine de dikkat etmemiz büyük bir önem arz etmektedir.
Tıpta genel kuralalrıdan birisi de ;
ilk önce koruyucu hekimlik , sonra tedavidir.
Stefan Zweig in bir sözü vardır :
"Gerçek doktor, her hasta ile yaşayıp ölendir."
Hastalarımızın şifa bulup iyileştiğini görmek ; beni her zaman mutlu eder , keyif verir..
Bir hekim için bundan daha büyük bir haz olamaz.
Hastamın iyi olması ; beni milyon kez iyi eder , şifa bulmaması ise beni milyar kez kötü eder ve fazlasıyla üzer.
İnanın bütün samimiyetimle ifade ediyorum ; hastamın şifa bulmadığını görmektense , ölmeyi tercih ederim.
Eşinizin tedavisi ile yakından alakadar olmayan ve direkt ameliyat öneren doktor kılığına girmiş kişiler konusunda da fazlasıyla haklısınız.
Maalesef günümüzde "performansa dayalı maaş " uygulaması nedeniyle görev ve yetkisini kötüye kullanan bazı doktorlar ; gerekli olsun veya olmasın önüne gelen her hastaya doğru dürüst muayene bile etmeden “hemen ameliyat” diyerek döner sermayeden daha fazla para kazanmak uğruna malesef bu şekilde hareket ediyorlar.
Burada başka bir deyişle “ ne kadar ekmek , o kadar köfte “ misali ; “ ne kadar ameliyat , o kadar döner sermayeden para kazanma “ amacı güdülmektedir.
Hatta hastayı doğru dürüst muayene bile etmeden , sadece MR a bakarak ameliyat öneren ve hastayı ikna edebilmek içinde “ ameliyat olmazsan felç kalırsın , sakat kalırsın , ölürsün “ şeklinde yalanlar uyduran , gözünü para hırsını bürümüş mesleğinde “çürük elma” olan doktor kılığına girmiş kişiler malesef ülkemizde çok fazladır.
Bunlar ; bunu yapmak içinde malesef gariban ve çaresiz hastaları kullanıyorlar..
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar..
Onlar belki bu dünyada kendi derdine düşmüş çaresiz ve gariban hastaları kandırabilirler ama öbür dünyada Allah ı kandıramayacaklarının bilincinde değilller.
size ayrıntılı yazmamın bir diğer nedeni de ;
bu konuda bilinçli olmanız , etrafınızdaki kişileride aydınlatmanız ve haksız çıkar uğruna mesleğin çürük elmaları olan bazı doktorların tuzağına düşmemeniz , kendinizi veya hastanızı bir kobay gibi bu işe alet etmemeniz içindir.
özetle ;
ülkesini seven , bilgisayar kullanan eğitimli bir kişi olarak "bilinçli ve eğitici " de olmak zorundayız , sizde olmak zorundasınız.
Devletimiz çok büyük bir devlet..
inanın ;
bu kadar yağmaya , bu kadar talana , bu kadar hırsızlığa , bu kadar görev ve yetkiyi kötüye kullanıp devleti dolandırmaya rağmen dünyada ayakta kalan başka bir ülke yoktur.
bu ülke ve devlet hepimizin..
İngiltere’de gereksiz MR isteyen , gereksiz ameliyat yapan doktorların , MR masrafları – ameliyat masrafları doktorun maaşından kesilmektedir.
Ameliyat sonu iyileşmeyen ve hatta daha da kötü olan hastaların açtıkları milyarlık tazminat davaları ; bu tip " görevi kötüye kullanma , yalan söyleyerek hastaları kandırma “ olaylarını bitirmiştir.
Maalesef ülkemizde “performansa dayalı maaş “ nedeniyle gerekli olsun veya olmasın bazı doktorlar her hastadan MR istemekte , önüne gelene ameliyat yapmakta , hastaların sağlığı ile oynadıkları gibi devleti de zarara uğratmaktadır.
Özetle ; fuzuli ameliyatlar yaparak sağlığımızı gereksiz yere tehlikeye atan mesleğine çürük elma olan bu kişilerin tuzağına düşmememiz ve çevremizdeki insanlarıda bilinçlendirmemiz şarttır.
Dost site olarak sitenize eklenmiş olmaktan dolayıda ayrıca teşekkür ederim.
Sitemin webmaster ına sizin sitenizinde dost site olarak eklenmesi hususunda talimat vereceğim.
Tekrar teşekkür eder , eşinize sağlık ve afiyetler dilerim.
sevgi ve saygılarımla..
Navigasyon
[0] Mesajlar