| Gündemin en konuşulan kanunu: 657 4/c |
| (1/1) |
|
TheCreatus: AKP iktidarı döneminde 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin (f) bendine göre, Bakanlar Kurulu’nca 3/5/2004 tarihinde kararlaştırılan “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar” yürürlüğe girmiş ve şu anda tartıştığımız 4/c statüsü ortaya çıkmıştır. Buna göre; a. İş Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan sürekli veya geçici işçi (kapsamdışı personel hariç) olup, b. Özelleştirme uygulamaları neticesinde işsiz kalanlar, c. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı almamaları halinde, d. İş akitlerinin kamu tarafından feshedilmesini müteakip 30 gün içerisinde kuruluşları kanalıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bildirilmeleri halinde, 4/c kapsamında Devlet Personel Başkanlığı kanalıyla istihdam edilirler. Bu kapsamda istihdam edilecek personele yapılacak tüm ödemeler ile suç ve disipline ilişkin yaptırımlar, çalışma saat ve süreleri, sosyal güvenlik yönünden tabi olunacak mevzuat, izin hakları ve buna benzer diğer hususlar her kurum için çıkarılacak Bakanlar Kurulu kararında belirtilir. Yapılan bu düzenleme ile 2004 yılından itibaren özelleştirilen kuruluşlarda çalışırken özelleştirme nedeniyle mağdur olan işçiler başka kurumlara 4/c’li personel olarak atanmaya başladı. Bu tarihten sonra kamuda memur ve işçi alımlarının neredeyse durduğunu; başta eğitim ve sağlık olmak üzere devletin neredeyse tüm kurumlarında sözleşmeli ve geçici personel çalıştırılması yoluna gidildiğini görüyoruz. İşçi ve memur dışında bu tür ara statünün oluşturulmasının sebebi, kamu hizmetlerinin işçi ve memurların kazanılmış haklarından faydalanamayan, ucuz işgücü yoluyla çözülmesidir. Tekel Direnişine Kadar 4/c’li Çalışanların Hakları Nelerdir? Yasada memur ve işçi ayrımı dışına 4/b ve 4/c’li çalışanlar için personel terimi kullanılmaktadır. Burada değinilen personel terimi, aslında bu istihdam biçiminin karakterlerinden birini de ifade etmekte. Çünkü sözleşmeli çalışanlar İş Kanunu’na göre işçi, Devlet Memurlar Kanunu’na göre de memur sayılmamaktadır. Bakanlar Kurulu tarafından her yıl alınan kararla kaç kişinin hangi bakanlıklar bünyesinde ve hangi şartlarla çalıştırılacağı belirlenmekte ve Resmi Gazetede yayınlanmaktadır. Her iki kanunun da çalışan lehine olan kısımları bu personelleri kapsamamakta, yaptırım ve yükümlülük içeren kısımları ise kapsamaktadır. Biraz daha açıklamak gerekirse; • Öncelikle, bu personel asli kamu hizmeti yapsa ve yıllarca 4/c kapsamında çalışsa dahi, geçici personel olarak kabul edilmektedir. Yılda 4 – 10 ay arasında çalışmakta, yılın kalan dönemlerinde işyeriyle ilişiği kesilmektedir. Arada meydana gelen 2-6 aylık boşluk nedeniyle sürekli ve düzenli çalışan olarak kabul edilmemektedir. • Önceki işyerinden almış oldukları ücretler kazanılmış hak teşkil etmemekte, oldukça düşük ücretle çalışmaktadırlar. • Geçici personelin çalıştığı dönemde başka bir işte çalışması yasaktır. • Çalışılan her ay için en fazla 1 gün izin kullanma hakkı bulunmaktadır. • Doktor raporu ile kanıtlanan hastalıklarda her 4 ay için 2 günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilmekte, 2 günü geçen sürelerin ücreti ödenmemektedir. • Kadın işçinin doğum yapması durumunda doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere 16 hafta ücretli izin verilmektedir. • Geçici personele, bu kararda belirtilen ücretler dışında herhangi bir ad altında ücret ödenemez ve sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz. • Geçici personele fazla mesai ücreti ödenmez. • Geçici personelin hizmet sözleşmesinin feshinde, ihbar, kıdem veya sair adlar altında herhangi bir tazminat ödenmez. • İşçinin emekliliğe hak kazanması durumunda sözleşmesi sona ermiş sayılır. • Geçici personeller işçi sayılmadıklarından işçi sendikalarına, memur sayılmadıklarından memur sendikalarına üye olamaz. Örgütlenme hakları tamamen ellerinden alınmıştır. 2004 yılından beri bu şartlar altında çalıştırılan işçilerin çalışma şartları, Anayasanın a. Kanun Önünde Eşitlik hükmünü içeren 10. Maddesine, b. Devletin, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu düzenleyen 49. Maddesine, c. Çalışma şartları ve dinlenme hakkını düzenleyen 40. Maddesine, d. Kamu hizmetlerinin gerektirdiği görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceğini düzenleyen 128. Maddelerine açıkça aykırıdır. Buradaki haksızlıkların bazıları giderildi ama 4/c tamamen kalkmadan hiçbir 4/c'li geçici işçi olmaktan kurtulamayacaktır. Maaşları 100 TL kadar zam ve 11 ay 22 gün çalışma hakkı verildi; ancak oradaki 9 günlük açık nedeniyle işçilerin sözleşmeleri garanti altında değil. 11 ay 22 gün sonra işveren kurum işçilerin sözleşmelerini feshedebilir. |
|
MuratbanK: konuya hiç girmek istemiyorum çünkü bir girsem yazmaktan parmaklarım kırılır klavyeye basa basa ya da klavye de kırılabilir sinirimden bilgisayar bile kırılabilir o yüzden 4 ü c yi neyim bilmem ama bu tip abuk subuk şeyleri çıkartıp zaten bozuk olan sistemin içine iyice edenlerin parmaklarını hatta kafalarını kırmak lazım derim peeh |
|
TheCreatus: Durumu çok güzel özetlemişsin abi :) Aynı duyguları paylaşıyoruz... |
| Navigasyon |
| Mesajlar |