BİLİMSEL BİR SEVGİ ÇIKMAZI
(1/1)
MuratbanK:
evet arkadaşlar. işte bu ayın bombası. beğenmeyenler güneşin bombası da diyebilir. neyse saçmalamayalım da konumuza geçelim. ama önce bu yazının tarihçesinden bahsetmek istiyorum izninizle:
Bu yazı 1999 senesinde Malatya'daki bir dersanede okuyan Deniz adlı bir ÖSS zedenin yazısıdır. Yazının sebebi ise şudur: Deniz, kendi sınıfındaki Selma adlı bir kıza aşık oluyor ve kıza ne kadar teklif etse de kız kabul etmiyor. En sonunda kız Deniz'e bir tokat atıyor. Deniz sınıfını değiştiriyor. Daha sonra Deniz'in yakın bir arkadaşı sözelden bir şey olmayacağını Eşit ağırlıkta daha fazla şey öğreneceğini ve birlikte arkeolog olma sözlerini hatırlatıp söyleyerek sınıfına geri dönmesini istiyor. Deniz, geri dönmeyi kabul ediyor. Ancak kızdan da intikam alacağını söylüyor. Deniz, bu yazıyı yazarak sınıfta herkesin önünde kızın gözlerinin içine bakarak okuyor. Kız renkten renge girerek ağlayarak sınıftan çıkıyor. Deniz, daha sonra arkadaşı bilgisayardan az çok anladığı için; en azından klavyeye birkaç kez dokunduğu için internette de bu yazıyı yayınlamasını istiyor. ve arkadaşı bu yazıyı yayınlıyor. bu yazıyı internet ortamında ilk yayınlayan benim arkadaşlar. o yüzden hiç kimse bunu ben yazdım. şu yazdı bu yazdı demesin lütfen. İşte yazımız:
BİLİMSEL BİR SEVGİ ÇIKMAZI
Merhaba Sinüsüm, Kosinüsüm!
Sen, benim çarpanlara ayrılmış halimsin.
Seni anlayabilmek, iki bilinmeyenli bir denklemi çözmek kadar zor.
Bana: "Hayır" dediğin o an;
İçler çarpımının dışlar çarpımına eşit olduğunu anladım.
Ve sen bana aldırmazken sırf seni elde edebilmek için
Gönlümün karesini vererek kök dışına çıktım.
Sen de haklıydın benim Öklit bağıntım,
Seni sevdiğimi damdan düşer gibi söylemek
Bir üçgenin iç açıları toplamının 180 derece olduğunu söylemeye benzemiyor.
Benim bir hatam da: Kendi iç dünyamı,
Düzlemsel bir ortamda tümsek aynayla sana yansıtmamdı.
Burada, yansıma kanunlarını bilmemem ve
Kırılma indüsünü hesaba katmamamın rolü çok büyük.
Seni her gördüğümde: Kütle - yoğunluk farkımın giderek arttığını,
Sıcaklık-genleşme katsayımın maksimum dereceye ulaştığını fark ettim.
Senin hipotezine göre: Biz aramızda asal değildik,
Oysa sen, bizim ikizkenar üçgen olduğumuzu hiç hesaba katmadın.
Aramızdaki tek negatif yön: Senin doğal; benimse ondalık sayı olmamdı.
Söyle be benim güzel logaritmam!
Sen de vefasız bir sayıya bölününce;
Benim gibi ondalık bir sayı olmayacak mısın?
Hipotenüs amcamızın da dediği gibi: "Aşkımızın karesi:
Senin verdiğin 'Hayır' yanıtlarının kareleri toplamına eşittir."
Buradan, bir teori öne sürecek olursak:
Aşkımızın alanını bulabilmek için;
Sensiz geçen avare zamanlarımın uzunluğuyla,
Bu zamana ait aşkımın yüksekliğinin çarpımını hesaplamak gerekir.
Ben, seninle birebir ve örten fonksiyon olmak istiyorum;
Fakat sen, ters fonksiyon olmakta inatla ısrar ediyorsun.
Söyle be benim güzel Kenarortayım: Senin, benim aşkımı
Taban aritmetiği ile gösterebilme permütasyonun % de kaç?
Yoksa vereceğin cevap bir faktöriyel gibi uzayıp gidecek mi?
Ey! Benim Trigonometri Bakışlım!
Sen, bir matematikçinin defterisin; ben ise bakkalın defteriyim.
Aramızdaki bu modüler aritmetiği anlamak hiç de güç değil.
Satırlarıma ve zırvalıklarıma burada son verirken;
Üslü sayıların ellerinden, köklü sayıların gözlerinden öperim...
MileF:
Matematikten neden anlamadığımı şimdi anlıyorum :)
Ah birde tarih coğrafya okusaymış çok iyi olurmuş :)
Emeğine sağlık canım
ÇorumLu KraL JoJuc Gencay:
pek bise anlamadim
MuratbanK:
Hele bir büyü derslerde cosinüs sinüs karekök üssü sayılar hipotenüs iç dış ayna ıvır zıvır denen illetlerle karşılaş o zaman daha iyi anlarsın peeh
ÇorumLu KraL JoJuc Gencay:
(C)Alıntı:MuratbanK Bir Ara Demisti Ki:Hele bir büyü derslerde cosinüs sinüs karekök üssü sayılar hipotenüs iç dış ayna ıvır zıvır denen illetlerle karşılaş o zaman daha iyi anlarsın peeh
anlarım ben hehe
Navigasyon
[0] Mesajlar