Sevdiklerin Gönlünü Hoş, Kalbini Boş Tutmamak Gerek!
(1/1)
MuratbanK:
Sevdiklerin Gönlünü Hoş, Kalbini Boş Tutmamak Gerek!
Yok abi yeterince iyi bir adam değilim ben! Ne bu hayatta doğru düzgün bir
yere tutunabiliyorum, ne de sevdiklerime karşı yeterince iyi davranıp
onların yeterince mutlu edebiliyorum. Kendim yanlışım baştan sonra, ne
yapsam uymuyor ki hayata, ters mi doğduk nedir? İnsan en sevdiğini bile
sürekli kırıp, mutsuz ederse, onu mutlu edemezse ne halt etmeye gelmiştir ki
bu dünyaya. Uyduramıyorum kendimi kimseye, belki de ben diye bir şey yok,
komple taklitten ibaretimdir! Bu yüzden mi imreniyorum kendi
orijinalliklerini yaşayan insanlara? Yoksa onlar da mı birilerini, bir
şeyleri taklit ediyorlar sizce? Ne kadar çok seversem seveyim olmuyor,
boktan taraflarım ezip geçiyor beni. Bu yüzden mi bu kadar çok yalnızım?
Niye benim çevremde doğru düzgün arkadaşlarım yok? Bu kadar mı öldü
arkadaşlık yoksa sorun bende mi? Dostlarım var evet ama hepsi uzakta ve
böylece ben yine yeni yeniden yalnızım. Kalp kırmadan rahat edemiyorum ne
kadar iyi niyetli olursam olayım, kalp kıra kıra ilerliyoruz şu hayatta! E
iyi de hayat kalp kıranları affediyor mu ki bakalım?? Öğrenmek mümkün, size
de anlatabilirim belki bir gün bu baharında olan hayatın sonuna doğru
yaklaşırken. Umarım tek söyleyeceğim size "Boş geldim, boş gittim ne bok
yemeye bu dünyada yer işgal ettim?" gibi bir cümleyle söz etmem
hayatımdan... Bu yaşa geldik bir doğru düzgün dikiş tutturamadık şu
hayatta!!!
Ulan?!? Yoksa problem bizde değil mi ki? Ben hep doğru bildiğim yolda
yürüdüm de işine gelmeyenler mi hoşlanmadılar bundan. E, malum doğrucu Davut
ları pek sevmiyorlar bu ülkede çünkü... Hep ben mi kullandırdım kendimi de
kullanıp işi biten bıraktı çekti gitti, yoksa ben mi hiç bir türlü
gösteremediğim içimdeki o iyiliği?
Sözler kurşun olup saplanıyor bazen insanın beynine ve dahi yüreğine.
İnsanlar niye hiç dikkat etmiyorlar karşısındakine söylediğine? Bir kalp
kırmak en kolay iş de bir tanesini de kazanmayı bir deneyin bakalım, o zaman
anlarsının o elleri kadar küçük olmayan yürekleri... En çok da en sevdiğinin
sözleri yaralar yürekleri, sorun söyleyende değil zaten, dinleyenin ona
verdiği değerde! Yoksa anama sövmüş, sövmek işten sayılsa bu dünyada işsiz
kalmazdı be! Kabalıktan başka bir şey değil başkalarının yaptıkları ama iş
sevdiğine gelince işte orda yaralanıyor yürek, sevgiden olsa gerek, verilen
değerden! Ama değer vermeden de ne işe yarıyor ki bu yürek? Sevmeden
sevilmeden ne işe yarıyor ki yaşayıp gitmek? Hayatta kalma içgüdüsünden daha
fazla bir şeyler değil mi "İnsan?" olmak? Bizi "Akıllı hayvan" olmaktan
çıkaran şey bu olsa gerek değil mi? Düşünmek, düşünülmek dahi sevmek ve
sevilmek, kendimizin kudreti yettiğince yaratmak -ki düşünmekten ileri
geliyor olsa gerek- değil midir yaşamak? Yaşam dediğimiz bu olsa gerek?
Yoksa nerden gelirdi bu yüreklere affetmek, sevilenin sevgisinden ötürü!
Yinede yaranamadık bir türlü kimseye, ne yapsak kabahat olur, yapmasak daha
büyük! Yaptığımız büyük kabahat, unutup yapmadığımız DAHA BÜYÜK! Ne
yaptığından nede yapmadığından pişman olmak gerek ama bizi insan yapan
vicdan bırakmaz ki yakamızı, sevgiden midir saflıktan mıdır yufka
yüreklilikten midir bilinmez de, "İnsan" dediğinin de yaranılması zor olanı
makbul olsa gerek...
Yapmayın, etmeyin, hayatı böylesine zorlaştırmayın, anlaşmak dediğinin de bu
kadar ZOR olmaması gerek be dostlarım...Sevdiklerin gönlünü hoş, kalbini boş
tutmamak gerek... Aşkı kalplerden eksik etmemek gerek ki kalbimiz kan
pompalamaktan daha önemli işler de yapsın, insan olan aşksın bu hayatı ne
yapsın???
MileF:
iyi yazmışsın tatlım hoş güzel de sevdiğimizin gönlünü hoş tutmak kalbini boş tutmamak gerekir ama aaa midesini de dolu tutmak da fayda var dimi :)
MuratbanK:
(C)Alıntı:MileF Bir Ara Demisti Ki: midesini de dolu tutmak da fayda var dimi :)
Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer mantığını güdersek evet peeh
Navigasyon
[0] Mesajlar